Cinsel İlişki Yoktur

27 ocak 2026

Cinsel İlişki

Peki ya Neden?

Lacan I. Semineri üzerinden cinselliğin düzenlenimi, simgesel ilişki, öznenin imgeseldeki konumunu üzerinden ele almak.

Lacan I. seminerinde Freud’un Narsizme Giriş metnine referans alarak cinsel ilişkinin insan ve hayvan için olan farkını ele alır. Cinsel ilişkinin hayvanlar için mümkün olması fakat özne için olan imkansızlığındaki temel fark imgeselin konumudur. Lacan’ın sözleriyle hayvanlar imgeselin egemenliği altındadır. Trokonya balığı kendisinde cinsel ilişkinin motor hareketini başlatacak olan tepkiyi, dişisinin tetikleyici hareketiyle özdeşleştirmiştir. Yani buradaki öteki aslında kendi cinsel hareketini tamamlayan bir sinyalin imgesel karşılığıdır. Ancak bu imgesellik, özneye özgü bir temsil, bir mesafe ya da bir bölünme üretmez. Bu konumda öteki narsistik kilitlenmenin bütünsel bir karşılığı olarak çalışır..

Bunun en net örneği hayvanların kendi çiftlerine benzer yanılsamalara da aynı motor tepkiyi göstermesidir. Yani bu egemenlik imge ile tepki arasındaki mesafenin olmayışının sonucudur. İkili ilişkiyi referans veren bir kapalı devre olarak çalışır fakat bu kapalı devre tam da bu bütünlük yanılsamasının, hayvanın kendi cinsel tepkisine referansı olması neticesiyle kurulur.

İnsanda ise imgesel ve gerçek en başında birbirine çok yakın bir yerden ele alınır. Çünkü insanoğlu dünyayı tanırken bunu kendi bedenindeki gerçek noktalar üzerinden deneyimler, fakat diğer yanıyla bu kurulan düzlem insan dilinin simgesel karşılığında netice bulur. Yani öteki, imgesel bir bütün olarak işlemek yerine, imgeselin düzenlendiği biçimi sağlar. Lacan’ın sözleriyle ağız dünyayı tanımaya bir girişten ötekinin eksiğine, fallusa dönüş yapar.

Lacan burada pencere örneğini vererek gerçek ve imgeselin ne kadar yakın bir ilişkide kurulduğunu gösterir. Pencereden dışarıya baktığımız her şey gerçektir, fakat onlara pencerenin yani dilin kurulumu üzerinden tanımlayabiliriz. Fakat diğer yanıyla bu pencereden kendi yansımamızı da görürüz. Simgesel düğümün imgenin düzenlenmesinde karşılık bulması, insanda imgeyle nesnenin bir tür saklambaç oyununa benzer fakat bu saklambaçta aranan nesne imge üzerinden karşılık bulamaz. Yani hayvanlardaki gibi cinsel ilişkiyi mümkün kılamaz.

Lacan bunun devamında optik metaforunu daha da geliştirir ve öznenin imgesel bütünlüğüne bakan yönünü ancak bu benliğe dışarıdan bakmak yoluyla konumlanılabileceğini söyler. Öznenin S hattındaki konumunu, SV olarak sanal bir özne üzerinden görebileceğini gösterir. Yani beni ben yapan şeylere ancak beni tasvir edebildiğim ölçüde ben olarak konumlandırabilirim. Beni Bora yapan size adınızı veren tüm o gösteren zincirleri... Burada öteki, bu imgesel ilişkinin kurulumuna iç bükey ayna örneği olarak düzenlenmesine aracılık eder. Tam da bu ölçüde libido benlikte, ego ve cinsel dürtüler olarak bölündüğü bir imkansızlığa tanıma yoluyla girer. Fakat Lacan bununla birlikte şunu da sorar:

Cinsel ilişki her şeye rağmen neden çalışır?

İşte optik metaforu bize bunu daha net gösterir; özne ancak benlikte ötekinin işlevi sayesinde bölünerek semptomatik cinselliğin bir imgesel tamlığını görebilir. Fakat bu görme biçimi dışarıdan kendi benliğine bakmak suretiyle gerçekleştiğinden cinsel ilişki öznede, hayvanlarda olan bütünlüğü yakalayamaz. Cinsel ilişkinin imkansızlığı onun fiziksel eylemine referans vermez. İmkansız olan arzunun doyumunun bölünmüş öznede tamamlayışının olamayışıdır.

← Blog'a Dön